Hapşıran kişiye çok yaşa demek zorunda mıyız

1 Kas

Hasta olduğunuzda ya da alerji sahibiyseniz belirli zamanlarda hapşırarak biriken mukusu dışarı atarsınız. Bu hapşırmanın en basit tanımıydı. Benim ilgimi çeken konu ise neden hapşıran insanlara her seferinde çok yaşa dediğimizdi. Hapşırdığınız zaman çevrenizdeki yabancı insanlar dahi size çok yaşa derler. Avrupa’nın çoğu bölgesinde “sağlık olsun” ve İngiltere ve Amerika’da “tanrı korusun” denirken bütün dillerde verilen cevap “teşekkür ederim” olmaktadır.

Ben bu konuya biraz daha farklı yaklaşmak istiyorum. Batı kültürü son dönemlerde özellikle insanların kontrol edemediği şeyler hakkında birbirlerine daha az açıklama yapmak için anlaşmaya vardı. Gerçekten de görgü kurallarının içinde basit bir bedensel işleve yanıt olarak bir şeyler söylemek için acele etmesi gerekiyor mu? Hapşırmayı bu kadar özel yapan nedir? Bence hiçbir şey. Örneğin hapşırmanın bir ikizi var: öksürmek. Birisi öksürdüğünde ne yaparsınız? Nazikseniz, hiçbir şey.

Eğer internette biraz araştırma yaparsanız “çok yaşa” demenin cinlerin cesede girmesini önlemeye yönelik olduğuna inanabilirsiniz. Ancak bu hikayenin güvenilir bir kanıtı yok. Zaten “çok yaşa” demenin herhangi bir kökeni olduğuna dair güvenilir bir kanıt yok. Bunun nasıl başladığını henüz bilmiyoruz ama birçok eski gelenekten vazgeçmemize rağmen bu gelenekten henüz vazgeçemedik.

Hapşıran kişiye çok yaşa demek zorunda olmadığımızı düşünüyorum ve bu konuda yalnız olmadığımı biliyorum. Yine de hiç kimse bu geleneği ilk durduran kişi olmak istemiyor çünkü kaba biri olarak görülmekten kaçınıyoruz. Yine de bilinmelidir ki hapşırana “çok yaşa” demek evrensel bir kural değildir. Çin, Japonya ve Kore’de hapşıran kişi görmezden gelinir. Asya’da milyarlarca insan birbirine “çok yaşa” demeden gayet de iyi yaşayabiliyor. Biz neden artık her hapşırana “çok yaşa” demeyi bırakmıyoruz ki.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir